Bu Blogda Ara

9 Nisan 2010 Cuma

MUTLULUĞU DOĞRU YERDE Mİ ARIYORUZ ?

İnsanoğlu doğumla başlayan beklentileri ve istekleri vardır. Sürekli bir yenileşme, farklılaşma sürecindedir içerisindedir. Çocuksunuz bir oyuncak isteyebilirsiniz. Biraz büyüdünüz, bir bisikletim olsa iyi olur diyorsunuz ve bir de okulumu bitirsem gibi sözlerde mırıldanmaktasınız. Bunları, iş sahibi olmak, evlenmek, çocuk sahibi olmak, ev-araba almak vb. gibi umutlar istekler takip etmekte. Bu süreç oldukça önemlidir. Bir şeylere sahip olmak, insanı hep mutlu edecek düşüncesi içerisindeyiz; fakat işin aslı hiç de öyle değil sevgili dostlar. Üniversiteyi kazanırsam mutlu olacağım, evlenirsem mutlu olacağım, bir arabamız bir de çocuğumuz olsa iyi olur, gibi düşünceler içerisine girip mutluluğu hep sonraya bırakıyor, erteliyoruz. Her nedense, içimizde olan bir kavramı pek yaşayamıyoruz. Uzaklarda, ulaşılmazlarda arıyoruz. Bir ev almak, bir araba almak beş on yıl veya; belki bir umut olarak kalmakta. Fakat, bizler niye beş on yıl mutluluğumuzu erteliyelim. Neyi nerede aradığımız çok önemli. İçimizde olan mutluluk yine içimizde aranmalı. En yakınımızdan başlayalım isterseniz. Aynı çatıyı paylaştığımız, her şeyimiz ailemizden. Mutluluk ailede başlar. Bir çocuk, aile içinde ne görüyor, ne yaşıyorsa mutluluğu aradığı adres, kalıp ona göre şekillenmektedir. Bir insan evinde mutlu değilse, iş yaşamında da mutlu olamaz. Yine bir insan, evinde eşiyle, çocuklarıyla mutlu değilse; o insanın mutluluğu başka yerlerde araması, akan bir suda boşa kürek çekmeye benzer. Bunun içindir ki eşinize, çocuklarınıza daha fazla vakit ayırın. En değerli zamanınızı onlar oluştursun. Lakin,bizlerde bu gibi durumlarla pek karşılaşılmıyor. Aynı evin içinde, aynı odada yanyanayız ama farklı dünyalarda geziyoruz nedense. Biraz paylaşım, biraz sevgi, sıcak bir tebessüm hepsinin üstesinden gelecektir.

Sahip olduğumuz imkanların kıymetini ancak onu kaybettiğimiz zaman anlıyoruz. Eğer mutluluğu yaşamak istiyorsak, değerlerimiz olan ailemizi kaybetmeyelim. İmkanlarımızı en iyi şekilde değerlendirmek bizleri ileriye götürecektir. Verilmesi gerereken sevgi ise sevgi, samimiyet ise samimiyet, kardeşlik ise kardeşlik ne olursa olsun. Sevgili dostlar bu hayatta verebildiğiniz kadar mutlusunuz. Umutlarımızı, isteklerimizi, mutlu olmaya bağlayıp ertelemiyelim. Aradığımız mutluluğu yine kendi içimizde arayalım.



Hz. Mevlanın dediği gibi:
“ Bir can var canımda o canı ara!
Beden dağındaki o gizli mücevheri ara!
Ey yürüyüp giden dost! Bütün gücünle ara!
Ama dışarıda değil, aradığını kendi içinde ara!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder