"EY CANDA CAN!.."
Nefesler tükendiğinde
Zaman tersine akmaya başladığında
Bir el hisset yüreğinin en derininde
Nakış, nakış yüreğine buharımsın değecek.
Yaldızlı gecede ufka bir gölge düşerse
Bir ışık hisset sana yol verecek...
Yıllar evvel..
Sevgiyi aradığında bulamazsın demiştim ya..
Hani aradıkça saklanırdı ya kapı arkalarında..
Ardına kadar aç kapıları
Artık koşarak sana gelecek.
Set çekme bekleyen kalbine,
Elinde bir gelincikle mutlaka
Sıcak bir nefes ile... Fısıldayarak hemde.
Hani demiştim ya..
Ayrılık Varsa. Kavuşmak bir adımdı?
Adımlar bitti.. kavuşmak kapı ardında..
Aç kapılarını. Aç sonuna kadar..
Gözlerinde umudun ışığını görüyorum..
Bekleyişler sona erer elbet
Topladım tüm buhranlı şiirlerimi
Acıya gem, hüzne veda yazdım
Hasrete alevli demir bastım
Küskün aya ve güneşe sitemler yazdım
Tozlu yollara sular serptim..
Kapalı kapıları sonuna kadar açtım..
Bir sen geleceksin diye
Ayları saymakla geçti..
Tesbihat eyledim saymakla bitiremedim
Can zincirine halkalar bağladım
Seni sıkı, sıkı sarmalasın diye..
Kalbim çöl iken, tohum ektim
Umuda yelken açıp deryaları gezdim
Gelecek
Bir gün gelecek diye
Kapıları ardına kadar açtım
Ardımda ansız ve hayretli bir nefes,
Omuza değen dostane bir el..
Ve...
Sen..
HOŞGELDİN CANDA CANIM!..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder